Msn Web Tv Dizisi Otomobil Dualar Spor Gazete Arkadaş Kısa Msj Resimler Oyun Elisi-Örgü Tatil Forum Ruya-Burc Kaydet Site Ekle MP3 Reklam

Ana Sayfa

Konusu

Resimleri

Videolari

Bolumleri

Oyunculari

Dizi Hakkinda Haberler

Haluk Piyes (Ali Pusat)

Yasemin Balık (Hediye)

Fragmanı

Pusat Dizisi Hakkinda

20/8/2007
"Pusat"Dizisi Geliyor!!!

Dizi yapımcıları ve kanal yöneticileri de keşfettikleri bu yeni damar üzerinde kazı çalışması yapmakta gecikmediler. Ekranda vurdulu-kırdılı, mermili-mafyalı dizileriyle tanıdığımız Osman Sınav yeni sezonda Show TV'ye çekeceği "Pusat" adlı dizinin ilk "laboratuar" çalışmalarını geçen ay kickboks maçlarının yapıldığı Kıbrıs'taki Kaya Artemis Otel'de gerçekleştirdi. Sınav, "yerli Rocky Balboa öyküsü" olarak niteleyebileceğimiz bir senaryoyu hayata geçirmek için çok doğru bir başrol oyuncusu bulduğuna inanıyordu: Haluk Piyes... Aslında halim-selim bir kişilik gibi görünen Piyes'in, Almanya'da bir çeşit fight club (dövüş kulübü) organizasyonuna katıldığı, hatta "kafes dövüşü" diye bilinen müsabakalarda tekme-yumruk salladığını ben de Osman Sınav gibi yeni öğrendim ve doğrusu çok şaşırdım. Piyes'in, Kıbrıs'ta profesyonel kicboksçulara uygulanan ve sıradan sporcuların bile tamamlamakta zorlandığı antrenmanları kolaylıkla yaptığını görünce hem Sınav hem de kanalın genel müdürü Ayar çok şaşırdı. Hatta dövüşlerin organizatörü Tarık Solak, Haluk Piyes'i profesyonel dövüşçülerle birlikte ringe çıkarmak istedi ama yapımcılar "dizi öncesinde bir sakatlık olmasın" diye bunu kabul etmediler. Osman Sınav'ın Kıbrıs'ta izlemek istediği diğer kişi ise organizatör Tarık Solak'tı. Tüm Türkiye'nin televizyondaki kickboks yayınlarıyla artık yakından tanıdığı karizmatik ve yakışıklı organizatör, Osman Sınav'ın yeni dizisi "Pusat"taki en önemli oyunculardan biri olacaktı. Sınav, Kıbrıs'ta yakından tanıma olanağı bulduğu Solak için de "tam not" verdi. Ve Tarık Solak'ın, Haluk Piyes'in antrenörü rolünü oynayacağı yerli Rocky dizisi "Pusat" için kollar sıvandı. (Merak edenler için not: "Pusat", yeraltı dünyası terminolojisinde "zuladaki küçük savunma silahı" anlamına geliyor.)

Yorum yaz!

Pusat nedir ?

20/8/2007
"zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır"

spotuyla dikkat çeken, çekimleri henüz başlamamış olan,
eylül'de show tv ekranlarında yayına gireceği söylenen
farklı bir konsepte sahip tv dizisi.

yüksel aytuğ rocky'ye benzetmiş: http://www.sabah.com.tr/2007/08/03/gny/aytug.html

diğer bilgiler şöyle:

osman sınav yılın en çarpıcı dizisine imza atıyor!

"pusat"

osman sınav'ın yapımcısı olduğu "pusat" adlı televizyon dizisi
eylül'de show tv ekranlarında yayına giriyor.

sinegraf film yapım şirketi'nin sahibi olan yapımcı-yönetmen osman sınav bu kez bir boksörün yaşamını konu alan televizyon dizisi "pusat" ile seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor.

oyuncu kadrosunda haluk piyes, yasemin balık, emin boztepe, tarık solak, şahin çelik, esin civangil, koray ergun ve tevfik polat isimlerinin yer aldığı "pusat"ın yönetmeni ise abdülkadir ceylan ede. çekimlerine 13 ağustos'da başlanacak olan "pusat", eylül'de show tv ekranlarında yayına girecek. projenin çekimleri sivas ve istanbul'da gerçekleşecek.

"pusat"ın başrol oyuncusu haluk piyes, 1997 yılından beri oyunculuk yapıyor. uluslararası projelerde oynamış olan haluk piyes'in yer aldığı son proje ise; yine bir osman sınav filmi olan "pars - kiraz operasyonu". "sahte prenses", "eylül", "en garde", "klasse von 99", "brief des kosmonauten", "o da beni seviyor", "kanak attack", "schrei der liebe", "mädchenfalle - der tod kommt online" ise piyes'in yer aldığı uluslararası anlamda başarı kazanmış diğer projeler.

haluk piyes ile başrolü paylaşan yasemin balık, "kurtlar vadisi", "hacı", "bütün çocuklarım" ve "sözün bittiği yer" gibi önemli yapımlardan tanıdığımız genç ve başarılı bir oyuncu.

"son osmanlı: yandım ali" ve "shootfighter" filmlerinde rol alan emin boztepe, 1976 yılından beri savaş sanatları çalışıyor. boztepe, avrupa ve amerika'da üstün dövüş kabiliyeti ve eğitmenlik kalitesiyle tanınıyor.

show tv'de yayınlanan kickbox şampiyonası'nın organizasyonunu üstlenen tarık solak ise, türkiye'de, boks sporunu, sahneye taşıyan ilk organizatör.

1979 yılından beri oyunculuk yapan şahin çelik, "acı hayat", "kaybolan yıllar", "tuzak" ve "sıcak saatler" gibi önemli yapımlardan tanıdığımız bir isim.

oyunculuk kariyerine 2002 yılında "ekmek teknesi" ile başlayan esin civangil,
"mavi rüya", "memleket hikayeleri" ve "yuvamı yıkamazsın" projelerinde rol aldı.

1982 yılından beri oyunculuk yapan koray ergun, "pars - kiraz operasyonu" sinema fiminde osman sınav'la beraber çalıştı. tecrübeli ve başarılı bir oyuncu olan ergun, son olarak "geniş zamanlar"da rol aldı.

tevfik polat ise kariyerine "pars - kiraz operasyonu" ile başlayan yeni bir oyuncu.

senaryo ekibinde aybars bora kahyaoğlu, onur şener, selman kılıçaslan, uğur önver ve burak zeybek'in yer aldığı "pusat"ın yazım süreci yaklaşık üç ay sürdü. söz konusu süreçte boks sporu ve boksörlerin yaşamlarına dair geniş bir araştırma yapan senaryo ekibi, dramı kuvvetli bir proje ortaya çıkardı.

çarpıcı bir içeriğe sahip olan "pusat", müzik anlamında da televizyon dizilerinde görmeye alışkın olmadığımız deneysel çalışmalara imza atacak. "pusat" seyircileri; trt sanatçısı, kalan müzik'ten türk halk müziği albümleri çıkarmış olan halk ozanı cengiz özkan ile türk rap müziğinin önemli isimlerinden mc fuat engin'in, birbirinden tamamen farklı tarza sahip olan ilginç atışmalarına tanık olacak.

"pusat"ın yapım ekibinde ise; görüntü yönetmeni yusuf akkuş, sanat yönetmenleri sırma bradley ve orkide batır, kurgu yönetmeni ibrahim sanver özcan ve müzisyen aytuğ yargıç yer alıyor.

"pusat", çarpıcı ve dramatik hikayesiyle, 2007 - 2008 televizyon sezonuna damgasını vuracak kadar iddialı geliyor.

Yorum yaz!

At, avrat, pusat

20/8/2007
Türker AlkanOldum olası düğüne gitmeyi sevmem.
Ama gene de ister istemez düğünlere gittiğim oluyor. Çocukluğumdan beri. Yani 50 yılı aşkın bir süredir düğünlere gitmişim. Belleğimi zorluyorum, çocukluğumda gittiğim düğünlerden hiçbirinde (kırda olsun, kentte olsun), silah atıldığına tanık olmadım. Atılan silahlardan yaralanan veya ölen kişiler olduğunu da anımsamıyorum.
Aradan yarım asır geçti. Eğitim düzeyimiz yükseldi, kentleştik, demokratikleştik, AB'ye uyum için nice çaba harcadık... Derken vardığımız noktaya bakın: Birbirimizi vurmadan, öldürmeden bir düğün yapamaz, bir kutlama yapamaz hale geldik. İlerleye ilerleye gerilemiş gibi bir halimiz var.
Halkımız Meclis'ten medet umuyor: Bu rezaleti engelleyecek yasalar çıkarsın, yönetimi bu yönde uyarsın ve denetlesin diye. Ama sayın vekilerimizin hemen hepsinin cebinde bir silah var. Düğünlerde ilk silaha sarılanlar da onlar oluyor.
'Ne o, bir çocuk mu vurulmuş. Dalgınlığıma gelmiş olmalı.
Yoksa kimseyi bilerek vurmam ben. Bana bak. Hiç öyle bir halim var mı?'
Neden böyle olduk? Anladık, 'at, avrat, pusat' Türk erkeğinin önem verdiği şeyler ama, bunlar daha önce de vardı. Üstelik artık kimse ata da binmez oldu.
Yeni formülümüz, 'otomobil, kadın ve televizyon pusatı' olabilir belki de. Aslında bu üç öncelik de şiddete açık gözüküyor.
Otomobil ve hız tutukumuz yüzünden her gün düzinelerle şehit veriyoruz. Şiddet, kazayla geliyor.
Kadın tutkumuz yüzünden her gün ölenlerin ve yaralananların sayısı trafikten aşağı kalmıyor. Hele bir 'töre cinayeti' töremiz var ki sormayın gitsin. 'Kadın cinayetleri' de genellikle aile içinde kalıyor, çoğu kez dışarı yansımıyor.
'Pusat' hâlâ çok önemli kuşkusuz. Fakat ne oldu da eskisinden daha fazla saltanat sürer oldu?
Bunun birkaç yanıtı olmalı. Birincisi, şiddeti sıradan ve olağan bir olguya indirgeyen, hatta zaman zaman sevimli kılan 'televizyon'un etkisidir. Sadece filmlerde değil, haberlerde de şiddetten geçilmiyor. Türkiye'de insanlar günde üç-dört saat televizton izlese, birkaç düzine ölüm sahnesine tanıklık ediyor. Bunların çoğunda da şiddet uygulayan kahraman haklı gözüküyor ve sonunda zaferi kazanıyor.
İkincisi, Özal zamanından beri silah ruhsatının (birkaç kuruş
için), peynir-ekmek gibi halka dağıtılmasıdır. Kovboy filmlerindeki sığır çobanları gibi herkesin belinde bir silah. Olmasa, belki de fevri bir tepkiyle işlenen pek çok cinayet engellenmiş olacaktır.
Üçüncüsü, hızlı ve düzensiz kentleşme, anomi, yabancılaşma, ekonomik sıkıntılar, işsizlik.. gibi olguların toplumumuzda şiddete yol açabilecek etkilerini dengelemek ve dizginlemek için hiçbir önlemin alınmamasıdır. Tam tersine, kamu otoriteleri zaman zaman şiddeti onaylayacak ve özendirecek tavırlar sergiledi. Polisin televizyon kameralarının tanıklığına bile bakmaksızın yerde yatan bir genç kızı tekmelediği bir ortamda devletin şiddete karşı olduğunu söylemesi ne kadar inandırıcı olabilir ki?
Ve liderlerimizin tavrı. Başbakan'a armağan olarak altın kakmalı tabancalar veriliyorsa, asıl işlevi adam öldürmek olan silah böylece yüceltiliyorsa, sıradan vatandaşların silahlanmasından daha doğal ne olabilir?
Şiddet, çok boyutlu bir olgudur. Çok boyutlu önlemler gerektirir.

Yorum yaz!

TV DİZİLERİ

Biri Bizi Gozetliyor
 Oglum icin
Koca Kafalar Krg
Komiser Nevzat
Tatli İntikam
Popstar Alaturka
Dudaktan Kalbe Dizi
Varmisin Yokmusun
Binbir Gece
Guldur Bakalim
Hepsi Bir Dizisi
Kavakyelleri Dizisi
Kismetim Otel Dizisi
Korkusuzlar Dizisi
Son Tercih Dizisi
Yasak Elma Dizisi
Pusat Dizisi
Goruntulu Video Klip

Blogcu ile yapıldı


*KTC GRUP